“Şarabın 10 Hikâyesi” projesi, geleneği, sanatı ve genç yetenekleri ilham verici bir yaratıcı yolculukta bir araya getiriyor.
Bazı hikâyeler kelimelerle anlatılır. Bazıları resmedilir. Bir de şarabın ruhunu saklayan fıçıların ahşabı üzerinde hayat bulan hikâyeler vardır.
Katarzyna Estate’in önünde konumlandırılan on etkileyici fıçı, benzersiz bir açık hava galerisine dönüşüyor. Binlerce yıllık şarapçılık geleneklerine sahip Doğu Rodoplar’ın bağları arasında hayata geçirilen “Şarabın 10 Hikâyesi” projesi, kadim efsaneleri Yeni Bulgar Üniversitesi’nin genç sanatçılarının yeteneği ve hayal gücüyle buluşturuyor.
Katarzyna Estate ile Yeni Bulgar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Bölümü “Görsel Sanatlar” lisans programının öğretim üyeleri ve öğrencileri arasındaki ortak girişim, şaraphanenin kalbi olan on şarap fıçısına yeni bir hayat kazandırıyor. Fıçıların üzerinde, şarabın efsanelerinden, mitlerinden ve kültürel mirasından ilham alan büyük ölçekli sanatsal yorumlar hayat buluyor; böylece şaraphanenin önündeki alan, tarih, sanat ve şarap kültürünün buluştuğu özel bir mekâna dönüşüyor.
Bu projenin doğal evi olarak Katarzyna Estate’in seçilmesi tesadüf değildir. İki bin yılı aşkın bağcılık ve şarapçılık geçmişine sahip topraklar üzerinde yer alan şaraphane, onlarca prestijli uluslararası ödüle layık görülen şaraplarıyla tanınmaktadır. Ancak Katarzyna Estate’in felsefesi her zaman yalnızca yüksek kaliteli şaraplar üretmenin ötesine geçmiştir; bu felsefe, şarap kültürünü korumaya ve tanıtmaya, tarihe saygı göstermeye ve toplum için değer yaratan girişimleri desteklemeye dayanmaktadır.
“Şarabın 10 Hikâyesi” projesi, öğrenciler için sınıf ortamının ötesine geçerek etkileyici bir ölçekte, gerçek bir kitleye ulaşan ve uzun süre yaşayacak gerçek bir proje üzerinde çalışma fırsatı sunuyor. Katarzyna Estate için ise bu girişim, kültür, sanat ve şarabın her zaman birbiriyle iç içe olduğuna dair inancın doğal bir devamıdır. Projenin temelinde, gençlere fikirlerini hayata geçirebilmeleri için alan, güven ve özgürlük sunulması gerektiği düşüncesi yer alıyor. İşte bu tür girişimler, yeteneğin yalnızca eğitim ortamında değil, aynı zamanda kalıcı iz bırakan gerçek projeler aracılığıyla da geliştirilmesine olanak tanıyor.
Bu girişim, aylar süren araştırmaların, yaratıcı arayışların ve büyük bir adanmışlığın sonucudur. Her bir kompozisyonun arkasında onlarca saatlik hazırlık, eskiz, tartışma ve saha çalışması bulunuyor; tüm bunlar her fıçıyı bağımsız bir sanatsal hikâyeye dönüştürüyor. On eser bir araya gelerek, şarabın insan uygarlığı, mitoloji ve kültürdeki yerini anlatan ortak bir hikâye oluşturuyor.
Temalar, farklı uygarlıklarda şarabın ortaya çıkışı ve etkisiyle bağlantılı sayısız efsane arasından özenle seçilmiştir. Bunlar arasında şarabın kutsal bir içecek ve tanrılarla iletişim kurmanın bir aracı olarak görüldüğü Trak gizemleri; güçlü şarap sayesinde Kyklop Polyphemos’tan kaçmayı başaran Odysseus’un zekâsı; korsanları yunuslara dönüştüren Dionysos efsanesi; Kleopatra ve görkemli şarap şölenleriyle ilgili anlatılar; asmanın uygarlığa geçişi simgelediği antik Gılgamış Destanı; ayrıca kırmızı şarabı kötü güçlere karşı korunmayla ilişkilendiren Balkan inanışları yer almaktadır.
Sanatçılar için özel bir zorluk, tuvalin alışılmışın dışındaki formundan kaynaklanıyor. Fıçıların silindirik yüzeyi, kompozisyonların izleyicinin nesnenin etrafındaki hareketi dikkate alınarak tasarlanmasını gerektiriyor. Böylece biçim ve hacim, sanatsal anlatının aktif bir parçasına dönüşüyor; her bir fıçı aynı anda resimsel bir eser, mekânsal bir enstalasyon ve hikâyesini yavaş yavaş ortaya çıkaran özgün bir sahne niteliği kazanıyor.
Projenin yürütücülüğünü Doç. Dr. Damyan Damyanov ve Doç. Dr. Kalina Hristova üstlenmektedir. Projenin gerçekleştirilmesine, Yeni Bulgar Üniversitesi Sanat ve Tasarım Bölümü “Görsel Sanatlar” lisans programının öğretim üyeleri ile birlikte öğrenciler Ivayla Stoyanova, Yulia Strumska, Kosara Yambolieva, Teodora Ivanova ve Kristiyana Kostadinova katılmaktadır.
Bugün on resimli fıçı, her ziyaretçiyi şarap tarihinin yeni bir şekilde anlatıldığı bir dünyaya davet ediyor; bu hikâye, yaşamaya ve gelişmeye devam eden bir gelenekten ilham alan genç sanatçıların gözünden aktarılıyor.
“Şarabın 10 Hikâyesi” projesi, tarih, eğitim ve sanatın sorumlu bir iş anlayışının desteğiyle nasıl bir araya gelerek kalıcı bir değer yaratabileceğini gösteriyor. Çünkü gerçek yatırım yalnızca mükemmel şaraplar üretmekle değil, aynı zamanda geleceğin kültürünü oluşturacak insanlara yatırım yapmakla ilgilidir.
